Falci ahtapot ‘Ispanya’ dedi!

Almanya’nın Oberhausen kentindeki ”Sea Life” adlı akvaryumda bulunan ”falcı ahtapot”, Dünya Kupası yarı finalinde, İspanya’nın Almanya’yı yeneceği öngörüsünde bulundu.

Ahtapot, akvaryumun içine konulan Alman ve İspanyol bayraklı, içi yiyecek dolu iki kutu arasında tercihini yaparak, İspanyol bayraklı kutuyu kavradı.

Falcı ahtapot, 2010 Dünya Kupası boyunca oynanan karşılaşmalarda akvaryumun içine konulan bayraklı kutularda, bugüne kadar her zaman doğru tercihi yaptı.

Almanya’nın tek tesellisi, ahtapotun, bugüne kadar sadece 2008 yılında düzenlenen ve İspanya’nın Almanya’yı yendiği Avrupa Şampiyonası finalinde yanlış tercih yapmış olması.

Posted in Spor | Tagged , | Leave a comment

Ispanya Mi? Almanya Mi?

EURO 2008′in iki finalisti, Almanya ve İspanya, Dünya Kupası yarı finalinde karşı karşıya geliyor. Almanya’da kart cezalısı Thomas Müller, bu maçta forma giyemeyecek. İspanya’da ise eleştirilen forvet Fernando Torres ilk 11′deki yerini koruyacak.

Avrupa futbolunun iki devi, Almanya ve İspanya, Dünya Kupası finaline çıkabilmek için Durban Stadı’nda karşı karşıya gelecek.

EURO 2008 finalinde İspanya’ya 1-0 yenilen Almanya, bu sefer rövanş peşinde.

İspanya, yaklaşık iki sene önce oynanan o maçın kadrosunu neredeyse tamamen koruyor. Güney Afrika’daki 23 İspanyol’dan 19′u Avrupa Şampiyonluğu kupasını kaldırma sevincini tatmıştı.

Almanya Milli Takımı’ndaysa büyük bir değişim yaşanıyor. Geçen yıl 21 Yaş Altı Avrupa Şampiyonu olan kadronun çekirdeğini A Milli Takım’a taşıyan Joachim Löw, Güney Afrika’da da benzer bir başarının peşinde. İngiltere ve Arjantin’i dörder golle eleyen Panzerler yarı finale yüksek özgüvenle giriyor.

İspanya’nın formuysa her maçta biraz daha artıyor. İspanyollar ikinci turda Portekiz’i, çeyrek finalde de Paraguay’ı 1-0′lık skorlarla geçti. Takımın en çok eleştirilen ismiyse iki yıl önce İspanya’ya kupayı getiren golü atan Fernando Torres. Teknik direktör Vicente Del Bosque kupada henüz golü bulunmayan santraforu yine ilk 11 başlatacağını söyledi. Omzundan sakatlığı bulunan Cesc Fabregas ise bu karşılaşmada forma giyebilecek.

Almanya’da Pazartesi günkü idmana çıkmayan Arne Friedrich ve Sami Khedira sakatlıklarına rağmen bu maçta oynayabilecekler. Takımın en formda isimlerinden Thomas Müller’in sarı kart cezalısı olduğu maçta, Cacau ya da Mario Gomez’in ilk 11′de yer alması bekleniyor.

İspanya ve Almanya arasında Durban Stadı’nda oynanacak maç 21:30′da başlayacak. Karşılaşmayı Macar hakem Viktor Kassai yönetecek.

Posted in Spor | Tagged , , , | Leave a comment

Ağız Kokusunun Sebepleri ve Tedavisi

Ağız kokusu, insanı olumsuz etkileyen bir durum olarak bilinir.

Erişkinler veya küçüklerin, yaşamlarında mutlaka ağız kokusundan şikayetçi oldukları zamanlar olmuştur. Bazılarının ise, bu durumdan şikâyeti kroniktir.

Ağız kokusu; etkilediği bireyler için sosyal ve psikolojik yönden olumsuz bir durum haline gelmiştir.

Kötü ağız hijyeni , dişler üzerindeki gıda birikimi, ağızdaki çürük kaviteleri , çekim yaraları , ülserler , dental ve tonsiller, apseler (diş ve bademcikle ilgili apseler) ; gingivitis, periodontitis ve stomatitis gibi diş eti hastalıkları , ağız kuruluğu , kıllı dil gibi ağız içindeki problemlerden oluştuğu gibi, üremi , diabetik ketoasidoz , karaciğer rahatsızlıkları , kronik pulmoner hastalıklar , mide rahatsızlıkları gibi sistemik nedenlerle de görülebilir.

Diş hekimleri ağız kokusunun, lokal mi, yoksa sistemik faktörlere mi bağlı olduğunu tespit etmeli ve doğru teşhisi koyup ona göre tedavi yöntemini belirlemelidir.

Solunum sisteminden gelen hava , ağızdan dışarı yayılırken oral kavitedeki (ağız boşluğu) kötü kokulu uçucu karışımla birleşerek dışarı çıkar ve kişilerin kendisini de, çevresini de rahatsız eden hoş olmayan kokular oluşur.
Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda ağız kokusu vakalarının çoğunluğunun oral kaviteden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Kötü ağız kokusunun oluşmasına etki eden faktörler arasında, tükürüğün önemli rol oynadığı kabul edilmektedir.
Sağlıklı ağızdan alınan tükürüğe göre , periodontitisli ağızlardan alınan tükürüğün daha hızlı kokuştuğu belirtilmiştir.

Aktif periodontitisli hastalardan alınan tükürükte çok parçalanmış epitel hücresi vardır . Ve bu hücreler önemli ölçüde bakterilerle kaplıdır. Ayrıca tükürükte zarar görmüş lökositler de mevcuttur. Lökositler, çok miktarda kükürt taşıyan aminoasitlere sahiptir ve bunlar uçucu sülfür bileşiği üretiminde kullanılırlar. Lökositler, periodontal hastalıklar sırasında göç ederek , periodontal hastalıklı bireylerin tükürüklerinda artarlar.

Hem oral mukazadan serbest epitelyal hücreler , hem mikroorganizmalar, hem de lökositler bakteri plağına dahil olup dilin arka yüzüyle , dişlerin fizyolojik ve mekanik temizlemeye uygun olmayan bölgelerinde toplanır. Periodontitisli hastalarda bu duruma bir de dişetlerinden oluşan kanamanın eklenmesi ile tablo daha da ağırlaşır.

Ağız kokusu oluşumu tükürük akımının azalması , uzun süre besin ve sıvıların alınmamasına da bağlıdır.

Uyku hali buna iyi bir örnektir. Sabah kalkınca hissedilen ağız kokusu bu durumla ilgilidir.

Aşırı tütün içimi, özellikle sigara tüketimi yalnızca kötü kokulu nefes oluşturmakla kalmayıp , bir de kıllı dil durumuna yol açar ki bu da besin artıklarının ve tütün kokusunun tutulmasına neden olur. Ayrıca tükürük salgısında azalma ve hastalık durumunun şiddetle artışına neden olur. Dilin arka bölümü mekanik olarak temizlenemediği için birikimler orada oluşur. Çoğu ağız kokusu durumlarının tedavisine dilin fırçalanması ile başlanır.

Protez dişler, uygun yapılmamış kuron ve köprüler, ağız dokusuna uygun olamayan materyaller de ağız kokusunu oluşturan faktörlerdendir.

Halitozis oluşturabilecek diğer durumlarsa postnatal sızmayla karakterize kronik sinüzitis , faranjitis, tonsillitis, sifilitik ülserler, burun tümörleri , ağız tümörleri , kronik bronşitis ve orofarengial kavitelerin habis neoplazmalarıdır.

Nefesteki kokunun yoğunluğu yaşla birlikte artar. Ayrıca farklı yaş grupların spesifik ağız kokuları tespit edilmiştir.

Buna göre yaşları 2-5 yıl arasında değişen küçük çocuklar, tonsillerinde barınan besin ve bakterilerden ötürü oluşan bir ağız kokusuna sahiptir.
Orta yaş grubundaki kişilerde çok şiddetli biçimde sabah nefes kokusu oluşur.
İleri yaş grubundakilerde ise ağız kokusu temiz olmayan protez ve akışkanlığını yitiren tükürüğün kokuşmasından kaynaklanır.

Sistemik hastalıklar sonucunda da ağız kokusu oluşur. Bu durumun en iyi bilinen örneği diabettir. Bu hastalarda ağızdan aseton , tatlı, meyva kokusu duyulur.
Nefesteki amonyak ve idrar kokusu , üremi ve böbrek yetmezliğini akla getirmektedir.
Ciddi karaciğer yetmezliğinde nefes tatlımsı bir amin kokusu , taze kadavra kokusuna benzemektedir.
Tatlı bir asit kokusu, akut romatizmal ateşi çağrıştırır. Kötü kokuşmuş nefes , çürümüş et kokusuna benzer , bu da akciğerin apseleşmesine ya da bronş iltihabının yayılmasıyla oluşan bronşiyektaziye işaret eder.
Gastrointestinal bozukluklarda da nefes kokusu kötüdür. Duygusal yıkımlar da sindirimi etkiler ve vücut kimyası bazen nefesi etkileyebilir.

C vitamini yetersizliği ile oluşan Kronik skorbüt hastalığı olan kişilerde de kötü kokulu nefese rastlanır.

Yenilen yiyecekler de ağız kokusunda önemli rol oynar. Bir vejeteryan, çok fazla et yiyen bir kişiden daha az halitozise sahiptir. Çünkü sebzelerde protein maddelerin yıkım ürünleri çok azdır.

Et genellikle yağ içerir ve gastrointestinal sistemde oluşan uçucu yağ asitleri kana absorbe edilip nefesle salgılanır. Sarımsak, soğan , pırasa, alkol vb. maddelerin dolaşım sisteminde önce absorbe edilip sonra da akciğerlerce hava olarak dışarıya verilmesiyle kötü koku oluşur. Aşırı alkol içimi mikrobiyal floranın değişiminde başlıca rol oynar ve halitozis oluşturan koku fermente edici organizmaların poliferasyonuna neden olur.

Açlıkta oluşan ağız kokusu; pankreatik sıvının midede açlık periyodunda bozuşmasından kaynaklanır. Bu kokunun giderilmesi kolaydır. Hatta diş fırçalamasıyla bile ortadan kaldırılabilir.

İlaçların sistemik etkisine bağlı olarak da halitozis oluşabilir. Bazı antineoplastik ajanlar, antihistaminler, amphetaminler, trankilizanlar, diüretikler, fenotiaminler , atropin benzeri ilaçlar tükürük üretimini azaltırlar ve böylece oral kavitenin kendi kendini temizleme yeteneği azalmış olur ve buna bağlı halitozis oluşur.

Yaşlanma, çok sigara içimi , tükürük bezi aplazisi, 800 raddan fazla radyasyon tedavisi, kadında menopoz, yüksek ateş, dehidratasyonlu sistemik ve metabolik rahatsızlıklar, aşırı baharat kullanımı ağız kuruluğuna neden olur ve bu yüzden de halitozis oluşur.

Diş hekimi ağız kokusunun tanımını yapmak için önce iyi bir muayene yapmalı, aldığı anamnezleri dikkâtlice incelemeli , basit yöntemlerle koku ayrımını yapmalıdır.

Sistemik hastalıklarda oluşan kokular için medikal konsültasyona gidilmelidir. Kokuların lokal ya da sistemik faktörlerden oluştuğunun belirlenmesi oral kaviteden veya akciğerlerden kaynaklandığının belirlenmesi için hastaya basit bir yöntem uygulanır.

Diş hekimi hastadan dudaklarını sıkıca kapatmasını ve nefesini burun deliklerinden bırakmasını ister. Bu durumda koku on cm. uzakta duran başka bir kişi tarafından değerlendirildiğinde, koku varsa sistemik faktörlerden kaynaklanıyor demektir.

Hasta parmakları ile burnunu tıkayıp , dudaklarını da kapatıp soluk vermeyi bir an için durdurduktan sonra açıp soluk verdiğinde koku ağız yoluyla ortaya çıkıyorsa kokunun oral kavitedeki lokal faktörlerden kaynaklandığı söylenebilir.

Koku bu şekilde basit bir yöntemle değerlendirilebileceği gibi, denemesi ve tekrarı kolay olan gaz ölçen monitörlerle de ölçülebilir. Yapılan klinik çalışmalarla lokal faktörlerin neden olduğu ağız kokusu olgularının %90’nın başarı ile tedavi edileceği tespit edilmiştir.

Patolojik ve nonpatolojik orijinli halitozis genellikle patolojik durumun tedavi edilmesi ve oral hijyenin iyi derece de yerine getirilmesi ile düzelir.

Periodontal ceplerin yok edilmesi , oral hijyenin geliştirilmesi gıda birikimine sebep olan yerlerin düzeltilmesi, çürük dişlerin tedavisi , restorasyonun mümkün olmadığı durumlarda diş çekimi , diş eti hastalıklarının tedavisi ile ağız kokusu ortadan kaldırılır.

Yemek sonrası dil ve dişlerin fırçalanmasıyla da ağız kokusu etkili oranda azaltılabilir.

Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalaması ve ağzın bir gargara ile çalkalanması ile sorun kontrol altına alınabilir.

Protez kullananlar protezlerini fırçala¤¤¤¤¤ ve dezenfektan solüsyonlarda tutarak temizlemelidirler.

Ağız kokusunu önlemek için doğal kaynaklardan da yararlanılabilir. Nane bunlardan biridir. Naneli sakızlar, şekerler kullanılabilir. Nanenin tükürük üzerinde de etkisi vardır. Naneli ürünlerin emilmesi tükürük oranını artıracak, tükürüğün alışkanlığını düzenleyecek , yiyecek artıklarının böylelikle uzaklaşması bir ölçüde sağlanacaktır.
Sakız çiğnemek, çiğneme kasları , yanak ve dilin çiğneme hareketleri ile yakından ilgilidir. Sakız besin artıklarının taşınması ve uzaklaştırılması ile oral kavitenin temizlenmesini sağlar.

Ağız suları, kokulu ürünler, naneli ağız spreyleri nefesteki kokuyu geçici olarak önlemeye yarayacaktır.

Posted in Haberler, Sağlık | Tagged , | Leave a comment

Chat Roulette Hakkında

Chat Roulette görüntülü sohbet sitesidir. Anlık 15-20 bin online bulunmaktadır. Sistem tarafından rastgele biriyle karşılaşıp arkadaş olmanız sağlanıyor. Eskiden ünlü isimler bile bu sitede gezinmekteydiler. Kızlar daha çok vardı vs. Chat Roulette ile bende yeni kız arkadaşlar bulmaktayım :) Polonyalı ve romanyalı sürekli görüştüğüm kızları bu siteden buldum. ( Ama bulana kadar çok garip şeylerle karşılaştım. ) Rus bir çocukla kızlar hakkında muhabbet ettik. Birden fotoğrafımı çekti. Ve kayboldu. Ardından Alman bir kız aynı şeyi yaptı. Sonradananladım ki bu ahmaklar (!) bazılarının resmini çekip afişe ediyormuş. Tabi beni kimse afişe edemedi. Sadece çektikleriyle kaldılar :) Chat Roulette hal ve hareketlerinize dikkat etmeniz gerekiyor. Yoksa rezil olabilirsiniz. Ayrıca kız bulmak o kadar kolay değil. Bulana kadar yüzlerceabaza göreceksiniz. Çoğu kişi anadan doğma soyunmuş. ( soyunan kadınlarda var. ) Bu yüzden miğdeniz bulanabilir. Aile ortamınada uymaz. Fikir edinebilmeniz için bir istatistik yaptım. 100 kişiden 70′i tamamen erkek ve uygunsuz görüntü veriyor. Kalan 29′uda kendi halinde kullanıcılar. 1 tanede alman kadınla karşılaştım yaş 50-60 hemen next’e tıkladım. :D :DKısacası; Kalitesini kaybeden Chat Roulette sitesinin girilebilecek seviyede olmadığını düşünüyorum.

Posted in Haberler | Tagged , | Leave a comment

WordPress 3.0

Beklediğimiz sürüm geldi. WordPress 3.0 resmi olarak yayınlandı. Bugün güncellediğimde gözle görülür tek değişikliğin admin panelinin rengi olduğunu farkettim :) Şaka bir yana bir çok özellik gelmiş, hatalar düzeltmiş. Ve wp 3.0 ile site hızlandı gibi öyle değil mi?

Posted in Haberler | Tagged , | Leave a comment

2010 Yüksek Lisans Başvuruları

Geçtiğimiz haftalarda  2010 ALES İlkbahar dönemi sınavı sonuçlarının açıklanması ile birlikte, yüksek öğretim kurumlarından mezun olabilecek ya da mezun olmuş kişilerin gözleri yüksek lisans ve doktora başvurularına çevrildi. ALES’ten istedikleri puanı alan adaylar, önümüzdeki aylarda başlayacak olan lisansüstü eğitim başvurularında bulunabilirler. Lisansüstü eğitim için başvurular üniversitelere göre farklı zamanlarda oluyor. Ağustos döneminde bir çok üniversite lisansüstü eğitim için öğrenci almaya başlıyor ve Eylül dönemine kadar bu süreç devam ediyor. Eğer bir lisansüstü eğitim yapmayı düşünüyorsanız, öncelikle ilgilendiğiniz anabilim dalını belirlemelisiniz. Üniversite seçiminizi de yaptıktan sonra tek yapmanız gereken şey başvuruları üniversitenin kendi web sayfasından takip etmeniz.Onun haricinde başvuruları kendi üniversite siteleri hariç hiçbir yerde yapmanız mümkün değildir.

Bütün üniversiteler lisansüstü eğitim için öğrenci alım tarihlerini belirledi. Bu tarihler 2010-2011 eğitim öğretim yılı akademik takviminde yer almaktadır. Bu bilgilere üniversitelerin ve ilgili birimlerin yani enstitülerin web sayfalarından ulaşabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta bu başvuru tarihlerini takip etmek olduğunu unutmayınız.

Yeni öğretim yılının şimdiden hayırlı olması dileklerimizle.

Posted in Eğitim | Tagged , , , , , , , , , , , , | Leave a comment

Youtube video indir (DVDVideoSoft Free YouTube Download)

Bugün tanıtacağım program ile Youtube.com’dan sorunsuz video indirebileceksiniz. Bende kullanmaktayım. Sorunsuz video indiriyorum. Not: Bu yazılım Ücretsizdir.
Öncelikle resimdeki simgeye tıklayıp programı çalıştırınız.

  • Youtube linkini kopyalayın. Daha sonra aşağıda gösterdiğim şekilde paste kısmına basın. Video’yu bu şekilde algılayacaktır.
  • Video’yu algıladıktan sonra ”Browse” kısmından kaydedilecek dizin yolunu belirleyiniz.
  • En son işlemde ”Download” kısmına tıklamak.

    Video indirilirken beklemeniz gerekmektedir. İşlem bitince uyarı verecektir.

    http://dvdvideosoft.com/download/FreeYouTubeDownload.exe

  • Posted in Haberler, Programlar | Tagged , , , , | Leave a comment

    Domain değerini ne belirler?


    Domainin değerini Kayıt tarihimi yoksa sitenin açılış tarihimi belirler?
    Kimileri jenerik olmayan alan adlarını elinde tutar. Bu kişilerin amacı alan adını yıllandırarak ilerde ön sıralarda yer almaktır. Bu çok yanlış bir düşüncedir. Siz 2000 yılında domain kayıt ettiniz diyelim. 10 sene boyunca hiç kullanmadınız. Öylece panelde durdu. Bu domaini 2010 yılından itibaren kullanmaya başladığınızda yeni bir domain’den farkı yoktur. SEO için gerekli olan ilk kullanıldığı, ilk info aldığı tarihdir. Sandbox, filtre, bomb gibi cezasının olmamasıdır. Yani sonuç olarak SEO açısından domain değerini sitenin açılış tarihi belirler. Domain yaşı etkendir ama büyük bir önemi yoktur.

    Posted in Haberler | Tagged , , , | Leave a comment

    Afrika 2010 Dünya Kupası Fikstürü

    Merakla beklediğimiz günler geldi. Afrika 2010 dünya kupası başlıyor. Her ne kadarTürkiye katılamadığı için üzülsekte bu heyecana bir şekilde ortak olmalıyız. Favori takımım tabiki Brezilya.

    Afrika 2010 Dünya Kupası Fikstürü
    11 Haziran 2010 Cuma

    17:00 / A Grubu / Güney Afrika – Meksika

    21:30 / A Grubu / Uruguay – Fransa

    12 Haziran 2010 Cumartesi

    14:30 / B Grubu / Güney Kore – Yunanistan

    17:00 / B Grubu / Arjantin – Nijerya

    21:30 / C Grubu / İngiltere – ABD

    13 Haziran 2010 Pazar

    14:30 / C Grubu / Cezayir – Slovenya

    17:00 / D Grubu / Sırbistan – Gana

    21:30 / D Grubu / Almanya – Avustralya

    14 Haziran 2010 Pazartesi

    14:30 / E Grubu / Hollanda – Danimarka

    17:00 / E Grubu / Japonya – Kamerun

    21:30 / F Grubu / İtalya – Paraguay

    15 Haziran 2010 Salı

    14:30 / F Grubu / Yeni Zelanda – Slovakya

    17:00 / G Grubu / Fildişi Sahili – Portekiz

    21:30 / G Grubu / Brezilya – Kuzey Kore

    16 Haziran 2010 Çarşamba

    14:30 / H Grubu / Honduras – Şili

    17:00 / H Grubu / İspanya – İsviçre

    21:30 / A Grubu / Güney Afrika – Uruguay

    17 Haziran 2010 Perşembe

    14:30 / B Grubu / Arjantin – Güney Kore

    17:00 / B Grubu / Yunanistan – Nijerya

    21:30 / A Grubu / Fransa – Meksika

    18 Haziran 2010 Cuma

    14:30 / D Grubu / Almanya – Sırbistan

    17:00 / C Grubu / Slovenya – ABD

    21:30 / C Grubu / İngiltere – Cezayir

    19 Haziran 2010 Cumartesi

    14:30 / E Grubu / Hollanda – Japonya

    17:00 / D Grubu / Gana – Avustralya

    21:30 / E Grubu / Kamerun – Danimarka

    20 Haziran 2010 Pazar

    14:30 / F Grubu / Slovakya – Paraguay

    17:00 / F Grubu / İtalya – Yeni Zelanda

    21:30 / G Grubu / Brezilya – Fildişi Sahili

    21 Haziran 2010 Pazartesi

    14:30 / G Grubu / Portekiz – Kuzey Kore

    17:00 / H Grubu / Şili – İsviçre

    21:30 / H Grubu / İspanya – Honduras

    22 Haziran 2010 Salı

    17:00 / A Grubu / Meksika – Uruguay

    17:00 / A Grubu / Fransa – Güney Afrika

    21:30 / B Grubu / Nijerya – Güney Kore

    21:30 / B Grubu / Yunanistan – Arjantin

    23 Haziran 2010 Çarşamba

    17:00 / C Grubu / Slovenya – İngiltere

    17:00 / C Grubu / ABD – Cezayir

    21:30 / D Grubu / Gana – Almanya

    21:30 / D Grubu / Avustralya – Sırbistan

    24 Haziran 2010 Perşembe

    17:00 / F Grubu / Slovakya – İtalya

    17:00 / F Grubu / Paraguay – Yeni Zelanda

    21:30 / E Grubu / Danimarka – Japonya

    21:00 / E Grubu / Kamerun – Hollanda

    25 Haziran 2010 Cuma

    17:00 / G Grubu / Portekiz – Brezilya

    17:00 / G Grubu / Kuzey Kore – Fildişi Sahili

    21:30 / H Grubu / Şili – İspanya

    21:30 / H Grubu / İsviçre – Honduras

    Posted in Haberler, Spor | Tagged , | Leave a comment

    Yüksek Kolesterol Hakkında Bilgiler

    Kolesterol vücudumuzda çok çeşitli amaçlarla kullanılır. Mesela hücre zarının yapımında, androjen ve östrojen gibi üreme hormonlarının üretiminde, böbreküstü bezleri tarafından üretilen kortizol, aldosteron gibi hormonların içeriğinde, yağları sindirmemizi sağlayan safra asidinin yapımında, sinir liflerinin yapımında kolesterol gerekli bir malzemedir. Vücudumuzda bulunan kolesterolün büyük bir kısmı karaciğer tarafından üretilir, geri kalan kısmını da yediğimiz gıdalarla alırız. Vücuttaki fazla kolesterol zamanla damarlarda birikmeye başlar. Bu çok yavaş işleyen bir süreçtir. Genelde yaşlılıkta etkisini göstermeye başlar. Damarda biriken bu yağımsı maddenin oluşturduğu plak zamanla damarın elastikiyetini kaybedip sertleşmesine, daralmasına, hatta tıkanmasına yol açar. Kalp ve diğer hayati organlara giden kan miktarının azalması kalp krizi ve inmeye (kısmi felç) sebep olabilir.

    Kolesterol Yüksekliği Ne Demektir - Normal Kolesterol Değeri Nedir ?

    İnsan kanındaki kolesterol miktarı 3.6 mmol/L (milimol/litre) ile 7.8 mmol/L arasında değişir. İdeal olanı litrede 5 mmol’ü geçmemesidir. 6 mmol’den üzeri yüksek kabul edilir. Bu değerleri miligram/desilitre cinsinden ifade edecek olursak;

    İdeal olanı: 200 mg/dl
    Sınırda: 200 – 239 mg/dl 
    Yüksek:
    240 mg/dl ve üzeri

    Yüksek Kolesterolün Nedenleri

    Beslenme : Bisküvi, krema, sosis, kırmızı et, tam yağlı peynir ve süt, pastalar, kekler, kızartmalar ve aklınıza gelebilecek birçok hazır gıda ürünü doymuş yağ içerir ve doymuş yağlar kötü kolesterolü artırır.

    Hareketsiz Yaşam: Yaptığınız iş gereği uzun süre oturarak vakit geçiriyorsanız, egzersiz ve spor yapmıyorsanız LDL denilen kötü kolesterol seviyeniz artar.

    Vücut Ağırlığı: Kilolu ve obez insanların kötü kolesterol seviyesi daha yüksek iyi kolseterol seviyesi normal kilolulara göre daha düşüktür.

    Alkol Kullanımı: Düzenli olarak alkol tüketen insanların kolesterol seviyeleri daha yüksektir.

    Sigara Kullanımı: LDL (kötü) kolesterolü arttırmada hatırı sayılır bir etkisi olduğuna inanılıyor. Bazı hastalıkların da kötü kolesterolü yükselttiği biliniyor. Bu hastalılardan bazıları; diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, tiroid bezi hastalıkları, trigliserit düzeylerinin yüksek olması ve Aids gibi hastalıklar.

    Bir de sabit risk faktörleri diye bilinen ve tedavisi olmayan faktörler var:

    Genetik Faktörler: Eğer koroner kalp rahatsızlığı veya felç geçiren babanız, anneniz, dedeniz gibi yakınlarınız varsa siz de risk altındasınız demektir.

    Cinsiyet: Erkekler kadınlardan daha yüksek kan kolesterol düzeylerine sahiptir.

    Yaşınız: Yaşınız ilerledikçe damarlarınız daralmaya başlar yani ateroskleroz görülme ihtimali artar.

    Erken Menapoz: Erken menapoza giren kadınlarda kolesterol düzeyleri daha yüksektir.

    Bazı Etnik Gruplar: Hint alt kıtasında yaşayan Pakistan, Bangladeş, Hindistan, Sri Lanka gibi ülkelerin insanları diğer insanlara oranla daha yüksek kolesterol düzeyine sahiptirler.

    Yüksek kolesterolünüz varsa şunları uygulamaya dikkat etmelisiniz:

    * Doktor danışmanlığında bol egzersiz yapmak.
    * Meyve, sebze, kepekli tahıllar, yulaflı gıdalar tüketmek.
    * Doymuş yağ ve özellikle trans yağ içeren gıdalardan kaçınmak.
    * Uyku düzenine dikkat etmek (8 saat her gece).
    * Normal vücut ağırlığına ulaşmak.
    * Alkolden kaçınmak.
    * Sigarayı bırakmak.

    Posted in Haberler | Tagged , , | Leave a comment